
Sürdürülebilirlik
TARIMYÖN, sürdürülebilirlik kavramını; yalnızca çevresel bir hassasiyet olarak değil, tarımsal işletmelerin ticari devamlılığının ve uzun vadeli karlılığının temel teminatı olarak tanımlamaktadır.
Küresel iklim değişikliği, su stresi ve karbon düzenlemeleri; tarım sektörü için yönetilmesi gereken birincil risklerdir. Temel stratejimiz; yönettiğimiz arazilerde
"Minimum Kaynak Tüketimi ile Optimum Üretim" dengesini kurarak, yatırımın
operasyonel direncini artırmak ve
Arazi Varlık Değerini koruma altına almaktır.
1
Toprak Sermayesinin Korunması
Toprak, bir tarım işletmesinin bilançosundaki en değerli varlıktır. TARIMYÖN, toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısını koruyan "Onarıcı Tarım" protokollerini tavizsiz uygular. Toprak yapısını bozan, nem kaybına yol açan ve karbon salınımını artıran geleneksel derin sürüm işlemleri yerine; erozyonu önleyen "Azaltılmış Toprak İşleme" teknikleri uygulanır. Bu yöntem, akaryakıt giderlerini düşürürken, toprağın su tutma kapasitesini artırır. Organik Madde Yönetimi ile hasat sonrası bitki artıklarının toprağa geri kazandırılması stratejisi ile toprağın organik madde dengesi korunur. Bu sayede toprağın verim potansiyeli artırılırken, sentetik gübre bağımlılığı kademeli olarak optimize edilir.
2
Su Kaynakları Yönetimi
Su, üretim sürecinin en kritik ve en riskli girdisidir. Su kaynaklarının yönetimi, "Maliyet Kontrolü" ve "Kuraklık Riski Yönetimi" prensipleriyle yürütülür. Veri tabanlı hassas sulama programları ile takvimsel alışkanlıklara göre değil, arazideki nem sensörleri ve bitki su stresi verilerine (NDVI) dayalı dijital modellere göre optimize edilir.. Basınçlı ve kontrollü sistemler ayesinde vahşi sulama yöntemleri reddedilir. Su verimliliğini maksimize eden damla sulama ve pivot sistemleri, otomasyon altyapısıyla entegre edilerek su ayak izi minimize edilir.
3
Karbon Yönetimi ve Yeşil Mutabakat
İhracat odaklı yatırımcılarımız ve global tedarik zincirleri için uluslararası standartlara uyum esastır. Üretim süreçlerimiz Karbon Yönetimi ve AB Yeşil Mutabakatı kriterlerine uyum sağlayacak şekilde; karbon emisyonunu azaltan yöntemlerle kurgulanmıştır. "Tarladan Sofraya" stratejisi kapsamında; kullanılan tüm girdiler dijital ortamda kayıt altına alınarak, ürünün uluslararası pazarlardaki izlenebilirliği ve marka değeri teminat altına alınır.
